Salı, Ocak 24, 2006

Fırıncı kalbimi kırmadı bana üç otuz paraya ekmeklik un verdi....

Herkes değişik lezzetlerde, dutlu, üzümlü, domatesli, zeytinli, cevizli derken derken keki andıran ekmekler pişirmek ve sunmak ister ama yine de gönüllerde yatan aslan beyaz ekmek, anladım ki…

Türkiye’de özel amaçlı un adı altında satılan ve ekmek unundan daha havalı gibi gözükse de bence ekmek ununun eline su dökemeyecek baklavalık böreklik unlar market raflarını komple kaplamış durumda… Avrupa’da ve Amerika’da olduğu gibi neden ülkemde de EKMEK UNU satılmaz, ulaşılamaz, edinilemez durumda…

Uzun süredir rastladığım birçok tarif hep benden özellikle ama özellikle ekmek unu istiyor. Ben de çareyi elini hamura sokmuş insanlara, fırıncılara danışmakta buldum. İsteyenin bir yüzü kara ne de olsa…

Buralarda Trabzon Vakf-ı Kebir ekmeği fırını o kadar çok ki.. Karadeniz’in gözünün içi gülen (ayrıca da yeşil gözlü), sevimli suratlı insanlarından biri çıktı karşıma neyse ki… Vermez sanmıştım, hiç tereddütsüz 4 kilo unu 600 bin TL’ye, yani 60 kuruşa verdi bize. Ne kadar mutlu olduk anlatamam. Tabiî ki bedelin düşüklüğünden değil, niyetin büyüklüğünden dolayı…Bencillik yapar sanmakla hata etmişiz…


Makinede yapmak üzere ekmek unu için bir tarif buldum....Sonuca geleceğim hemen. Tadı inanılmaz güzel oldu ama bence ekmek makinesinde kabarma açısından hakkını veremedik...

Bu un ipek gibi incecik...Bayıldım...

Tarifini vereyim diyeceğim ama makinede yapmamak şartı ile. Ben de zaten tadından dolayı elde yoğurup fırında denemek niyetindeyim. Bu tatdan vazgeçilemez...
Bana biraz daha zaman tanıyın. Şimdilik sizinle ekmeklik un hakkında görüşlerimi paylaşmış olayım, bir de size gani gönüllü Türk insanından (fırıncılardan) özel un satın alabileceğinizi söylemiş olayım..
Ayrıca İzmir özlemimden dolayı girdiğim bir web sayfasında ratladığım bu güzel fotoğrafı paylaşmış olayım.

Fotoğrafı aldığım sayfa için buraya tıklayın Vizörün arkasındaki gözün sahibi :) Dick Osseman'a teşekkürler...
Hem bu arada hamurumu yoğuran şehire de bir göz atmış olursunuz ... Posted by Picasa

6 yorum:

pandora dedi ki...

Bence makinede ekmek güzel olmuyor zaten. Ben makinede yoğurma programını seçiyorum, yoğurma ve mayalandırma işleminden sonra kendim şekil verip fırında pişiriyorum. Yok tepesi çöktü, yok kabuğu kalın oldu derdi de olmuyor, çok daha güzel oluyor bence.. Fırıncıya gelince, sanırım gün geçtikçe ve giderek iyi niyetli insanlarla karşılaşınca şaşırıyoruz ne yazık ki...

Hülya YILMAZ dedi ki...

Yeni ekmeğini merakla bekliyorum..........

yemekvebiz dedi ki...

Ben hic makina almadim, ekmek hamuru yogurmak bana terapi gibi geliyor rahatlatiyor sanki beni,
birde orada pisen ekmek gozume kucuk geliyor nedense :)))

bende merak ettim bu ekmegi, bekliyorum...

Zeynep

yemekvebiz dedi ki...

Sen İzmir limiydin ?
Ben de İzmir deyim, Karsıyaka da, ve resimler cok güzel anlatmış İzmir i,

Ekmek için bende bekliyorum tarifi,
Sevgilerimle,
Figen

Adsız dedi ki...

Dick Osseman happened to find this blog and writes: Thanks for the nice story to my picture.

Binnur Akhun Önen dedi ki...

Actually, it is my pleasure to use one of the photos of a Izmir lover on my site. Thank you very much Mr. Osseman.