Perşembe, Ocak 19, 2006

Taze Domatesli Ekmek

Domatesin kurusunu da çok severim gerçi. İzmir’deyken aldığım canım kuru domateslerden bahsediyorum daha çok..

Haşladığımda hiç kara su (yani toz toprak ) vermeyenlerinden. (Köylü kardeşler manavından.. Güzelyalı’yı bilenler bilir…)

Ama her yerin kuru domatesine güvenemiyorum. Acaba nerede kurutuyorlar, egzos dumanının, fabrika bacasının bol olduğu yerde mi diye düşünür, yemek yapma huzurumu gölgelerim…

Hele Kocaeli’ne gelince, önüm, arkam, sağım solum sobe fabrika, ne yapacağımı şaşırdım…Geçen gün annemler buranın köylüleri dağlarda, en temiz yerlerde yetiştiriyorlar sebzeyi meyveyi diyerek içimi rahatlattılar neyse ki…. Mantıklı geldi…

Ama yine de ben kuru domatesli ekmek yapamadım bu sefer de yol yer bilmezlikten. Bulamadım, göremedim kuru domates bu şehirde…

E o halde Taze domates ne güne duruyor? O da ne kadar taze ise tabi. Domates yazın yenmeli, bahçende, olmadı saksında yetiştirdiğin al yanaklıları elceğizin ile toplamalısın.. Ama her şey mükemmel olmuyor tabi..

Malzemeler
1/3 kap su
1- 1/2 kap soyulmuş, çekirdeği alınmış küp doğranmış domates
2 kaşık elma sosu (isterseniz zeytin yağı)
1-1/2 kaşık şeker
1 1/2 çay kaşığı tuz
1-2 avuç taze maydanoz (doğranmış)
3 -1/2 kap un
2-1/2 çay kaşığı instant maya

Sonuç: Bir şey ekmeğimin içini biraz hamur yaptı gibi. Bunun 3 nedeni olabilir:

Domatesi tarifte söylediğinden daha fazla koydum. (1-1/3 değil de 1,5 kaptan fazla)
Yeni yaptığım neredeyse sıcak elma sosu ile yaptım.
Un miktarı gözüme yeterli gelmedi, makinenin işine burnumu soktum arada un ekledim...
A bir de ekmeği sıcakken kestim..

Tadı güzel ama kabarıklığı vasat bir ekmek oldu..
Şimdi , eğer gönüllü varsa:
Bu tarif zeytin yağı ile,

3,5 kap un ile değil de 3 kap un ile
ve 1 kap kadar domates ile yapılmalı diyorum....

Deneyen lütfen bildirsin...
Posted by Picasa

9 yorum:

pandora dedi ki...

Selam. Biz, 80'li yıllarda Türkiye'de ilk kuru domates üretimini yaptık (aile şirketimiz var Akdeniz tipi ve gurme ürünler üreten, blogumda da görmüşsündür). O zamanlar İtalyanlar ve İspanyollar yapıyordu kuru domates üretimini, Türkiye'de bir Allah'ın kulu yoktu daha üretim yapan veya bunu düşünen. Kuru domates üretimiyle ilgili ilk elden bilgi vereyim dedim. Çok kötü şartlarda da üretim yapılıyor, çok hijyenik şartlarda da. Tuzlu ve kükürtlü olmak üzere iki ana şekilde üretim yapılıyor. Çok büyük alanlarda kurutuluyor domatesler, yaklaşık 4 günde kuruması tamamlanıyor. Ve yol kenarları, fabrika dumanları altında olmuyor bu kurutma (en azından bizde hiç olmuyor!). Kuru domateslerin renginden, şeklinden iyi üretim olup olmaığı anlaşılabilir zaten. Türkiye içinde satılanlar genel olarak kötü, renkleri simsiyah. Bunları biz ihracatta asla kullanmıyoruz mesela. Nasıl satıyorlar bu kötü kaliteyi Türkiye'de, ve millet de nasıl alıyor (görünen köy kılavuz istemiyor), anlamış değilim zaten. Bir de yarı kuru domatesler var, bir de ready-to-eat domatesler. Bunlar tam kuru değil, lezzetleri de nefis. Bunların da üretimini yapıyoruz biz. Kuru domateslerin pestosu (ezmesi) filan da süperdir bu arada, düzgün yapıldıysa. Bence markasız olan domatesleri almak iyi fikir değil, markalıların da hem HACCP ve ISO belgesi var mı, bakmalı, hem de kalitesine dikkat etmeli.

Binnur Akhun Önen dedi ki...

Sevgili Pandora,
bilgi için sagol. marka bilgisi verirsen seve seve mutfağıma sokarım ürünü.
(evet blogunda gördüm) Türkiye içine dağıtım var mı? Bana var de lütfen :)

pandora dedi ki...

Bizim markamız Artebella. Ama şu anda Türkiye içinde kuru domates satışımız yok henüz. Hazırlık var. Öncelikle doğal mantarlar girecek büyük marketlere. Sonra başka ürünler..

pandora dedi ki...

Sen bana adresini verirsen, minik numuneler göndertirim sana yine de..

Binnur Akhun Önen dedi ki...

Pandora merhaba
numunelere sevinirim tabi. AMA bu ürünlerin ayrıca Türkiye içinde satışının yapılması planlarına da çok sevinirim :)
Numuneler bir yere kadar yeter :)
Bana mail adresini verir misin.
Adresimi oraya yazayım. Mail adresini bana mail at butonuna tıklayarak gonderebilirsin...
Sevgiler

bitkiselsabun dedi ki...

Merhaba, size ızmir'den yaziyorum. Benim esim de kuru domatesci ve Turkiye'nin onde gelen ihracat firmalarindan birinin muduru. Dediginiz gibi çok büyük alanlarda kurutuluyor, yol kenarları, fabrika dumanları altında olmuyor. Tertemiz bez ya da cuval tam bilmiyorum ama bir seylerin ustundeydi fotografini gordum ucsuz bucaksiz, cok etkileyiciydi. Ve gercekten cok kaliteli ve cok lezzetli urunler cikiyor artik.
Ozlem

Binnur Akhun Önen dedi ki...

Domates kuruları hakkında yanlış fikirlerim varmış meğer. Arkadaşlar içimi rahatlattınız ama sizler hep ihracat yapıldığını söylüyorsunuz. Yurtiçindeki ürünler umarım bilinçli insanların ürünleridir. İyiler dışarı gidiyorsa eğer :)

pandora dedi ki...

Fırında domates kurutulması konusunda bir şey yazmak isterim: Güneşte kurutulmasıyla fırında kurutulmasının arasında dağlar kadar fark olur. Bizim sanayide kullandığımız koskocaman fırınlarımız var, ama bunları yalnız semi dried domates için kullanıyoruz, sun dried tomatoes bambaşka bir şey, adı üstünde zaten, "sun dried". Ama illa evde fırında kurutmak istiyorum denirse, bilemiyorum tabii, tat farkı olur, çıkan domates de fırında kurutulmuş domates olur. Ayrıca güneşte kurutulmuş domateslerde bizim bildiğimiz tarla domatesleri kullanılmıyor, farklı cinsler kullanılıyor, tadın değişikliğinin bir nedeni de bu olur, sonuçta da etli olmaz elde ettiğin şey, bir ton da uğraşılmış olur..

Adsız dedi ki...

Bende kuru - yarı kuru üreten bir firma'ya yakın bir kişi olarak Türkiye'deki bu tür ürünler alınırken öncelikle Haccp, BRC, ISO belgelerinin olup olmamasına bakılmasını tavsiye ederim. Özellikle yarı- kuru domates den bahsediyorsak %12-%25 arası nem avrupa standlartlarında geçerli olandır. Nem oranı arttıkça ürünün sıkılaşması ve yumuşaması sağlanır. Nem oranını etiketden hesaplayabilirsiniz. Benim yakın olduğum firmada yurt içine pazarlamıyor. Evde kurutma olayını ise pek onaylamıyorum çünkü gerekli hava akımı sağlanmaz ise domates içindeki enzimler bozulabilir.